dikiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dikiş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Kasım 2018 Perşembe

bloglar hayat bulsun

Birkaç yıldır hareketsiz, sanal ortamın uçsuz bucaksız derinliklerinde kaybolmaya aday blogumu yenilemeye karar verdim. Alan adı alarak bir web sitesi oluşturmadan önce, picasa üzerinde yanlışlıkla silinen pek çok fotoğrafı bulamasam da bulabildiklerini yeniden yükledim.



Elbiseyi, kendindik  blogunun sevimli sahibi İrem'in düzenlediği etkinlik için diktim. Adı "cumhuriyet elbisesi". Zamanında yetiştirememek üzücüydü ama elbisenin bitmiş hali de içimi açtı.

Kalıp: 1999 Haziran Burda 137/138 model, biraz değişiklik yaptım.

Tez zamanda yeni dikişlere, yeni yazılara.....


.

19 Mayıs 2015 Salı

her telden, güzel işler


Millî ve dinî bayramlarda, yazı yazmayı pek istemesem de, aynı zamanda tatil olması nedeniyle kısıtlı zamanımda ve hazır evdeyken, elimdeki hazır malzemeyi bloga aktarmayı uygun gördüm, ki yazmazsam daha çook bekler bunlar. Bu arada tabii ki gençlerin, genç kalanların, herkesin bayramını da kutlarım.

En yukarıda gördüğünüz yastık yapım videosundan öğrenilerek yapıldı. Bu tarz yastıklarda, düz dokulu kumaş kullanmak, yapılan katmanların güzel görünmesini sağlıyor. Kullandığım kadife dökümlü ve elastik kumaş örnektekinden daha farklı bir doku oluşturdu. Smocking  adı da Türkçe'de elişi literatüründe karşılığını bulamadım. İşin en zor kısmı kumaşa çizgileri aktarmak, gerisi kolay.


Çizgileri, kendiliğinden uçan kalem ile çizdim. Tabii böyle olunca çizgiler silinmeden bir an önce bitirmek gerekti.



Ailenin diğer üyelerinin yaptığı işlere de yer vermek lazım blogda. Mesela, ahşap boyamada ustalaşan bir ablamın bizim için boyadığı tepsi. Ahşap boyama ile bitmiyor tabii. Hemen her kardeşte el sanatlarına ve güzel sanatlara karşı bir düşkünlük ve yetenek var gerçekten, övünmek gibi olmasın.

 

Bu deseni çok kişi tanıyordur eminim. Eskiden evlerin duvarlarına süs halısı olarak asılan halının deseni. Nereden geldi, nereden alındı bilmiyorum ama  tüm diğer hatıralarımız gibi mazide kaldı.


Bu minyatür kağnı da çook yakınım bir büyüğümün eseri. İznini de almadım, karşı çıkacağını sanmadığımdan yayınladım. İnşaallah kızmaz. Yeğenimin düğününe gittiğimde çekmiştim fotoğrafını, Yoksa zamanla parçaları kaybolup gidecek, hatırlamayacağız belki.


Çok güzel değil mi? 30-40 cm bir kağnı.


Az kaldı unutuyordum. Geçen yazımda fotoğrafını yayınladığım su damlası desenli kumaştan da bu elbiseyi diktim.Dikerken çok zorlandım, hassas bir kumaş ve sökmeye gelmiyor. Ayrıca dikerken ellerim nedendir bilmem yapış yapış oldu. Elbiseyi tamamlamadan yıkamak zorunda kaldım.

Herkese iyi haftalar dilerim. Esen kalın. 

11 Nisan 2015 Cumartesi

son aylardan


Sessiz ve kimsesiz kalan blogum birazcık hareketlensin diye birbiriyle pek de alakalı görünmeyen bir sürü fotoğraf yayınlıyorum. Siz bilirsiniz isterseniz bakmayın. Mesela alt fotoğraftaki, aylar önce kızım için diktiğim, İstanbul'a giderken götürmeyi unuttuğum ve hala mankenin üzerinde duran elbise. Kumaşı viskon veya krep gibi bir şey. Nereden aldığımı hatırlamıyorum ama kalıbını bir arkadaşın üzerinde beğendiğim elbiseden çıkardığımı söyleyebilirim. Her iki yanında geniş-boydan üçgen parçalar var ve cepler buradan açılıyor. 


Beğenerek aldığım resimli kumaşı hiç bir şeye uygun bulamayınca çocuk önlüğü diktim. Ailede kız çocuk çok nasılsa... (Aile hala çoğalıyor)  Bu tarz kumaşlarda desenli kısmı etek ucuna getirmek dışında fikri olan varsa seve seve kabul ederim. 


Bu önlüğün bir kaç versiyonunu daha yapmıştım, fotoğraflamayı unutmuşum. En tepedeki yelek ve devamı örgüler de aileye katılan yeni üyelerden (kapı süsleri yaptığım) bir tanesine kardeşimin ördüğü hırka ve yelekler, ki kendisi anneannesi olur tosbiğin.




Durun bitmedi...


 Bir kısmını da toplu alıyoruz.


Birazdan bir post daha, dikis-terapi klasik bebe elbiseleri... Mutlu kalın.

9 Kasım 2014 Pazar

etek klasikleri


Hafta sonu tatili için Ankara'ya gelen kızım dönüşte 4 etek, 1 elbise, 1 panço ve bir bluzdan oluşan Ankara ganimeti ile valizini doldurdu. Etekler son diktiklerim, diğerlerini yayınlamıştım. Güle güle giysin.


Model seçmeye uğraşmadan elimde bulunan kumaşlardan çan etek ve dar etek kalıpları ile diktim hepsini. Şu alttaki ya saf yün ya da yüksek oranda yün barındırıyor ki ütülerken çok fena yün koktu. Üsteki kaz ayağı desenli kumaş ise yumuşacık, esnek ve kaliteli bir kumaş.




Eskiden çeyiz için seccade işlenirdi, şimdilerde pek kalmadı sanırım. Örgü, nakış derken fena sarmış bunlara. Giderken bir dolu nakışlık keten, nakış ipi v.s. götürdü evden. Bu da o seccadelerden.


Son olarak bir Kastamonu el dokuması, kim bilir kaç yıllık. Ne yapacağını bilememiş kuzenim, ablama vermiş o da denemek için büyükçe bir parçayı bana verdi. 1/2 metre eninde dokunmuş, kalınca bir kumaş. Şu peştemal diye satılan seyrek dokumalar gibi değil.


Sanıyorum %100 pamuk. Ne yapsam diye düşündüm. Çanta, yastık, pamuklu dantel ile parçalar birleştirilerek perde, masa örtüsü, runner v.s.

Bu hafta sonu böylece geçti, Umarım hafta içinde bir şeyler yapabilirim. Kafam proje dolu. Herkese bol güneşli, verimli ve huzurlu bir hafta dilerim.

18 Ekim 2014 Cumartesi

zürafalar, filler


Zürafanın papyonu, zürafayı efendi bir şahsiyete dönüştürmüş:) Birazdan bir baloya gidecekmiş gibi bir hali var. Aşağıdakiler de safari kulübünün takıma giremeyen üyeleri, belki başka bir projede kullanılacak.  


Tüllerle yaptığım kapı süsü de böyle bir şey.


Kırık beyaz (ya da krem rengi) tüllerle yaptığım bu süs, bembeyaz kapı üzerinde kirli gibi duruyor. (Kapıları bildiğimiz süt beyaza çevirmiştim yazın.)


Keçelere bulaşmışken başka güzellikler de çıktı karşıma nette dolaşırken, bir de ben denesem fena olmaz.

Görsel ciciseylerdukkani.blogspot.com.tr/den alınmıştır
Ce yeni etekler dikiliyor kızçeye, hepsi de klasik olacak. İş yeri giyimine uygun. Fermuarlarını çok sistemli diktim, Bu kez sağlam oldu.


Hafta sonu tatilinizin güzel geçmesini dilerim.

14 Eylül 2014 Pazar

kitap kılıfı


Günlerdir kitap kılıfları ile uğraşıyorum. Dikmek değil düşüncesi ile... Nasıl yaparsam kullanışlı olur, kolay çıkarılır,  kitabı korur, okurken rahatsız etmez v.s. Çok önceleri genişliği ayarlanabilen bir kılıf dikmiştim defterim için, pek de kullanışlı bulmamıştım.


Ayraç olarak en ince kurdelelerden kullanmak gerektiği sonucuna vardım. Ben kimisinde kadife kurdele kullandım, kitabı kalınlaştırıyor.


Dolgu malzemesi olarak önce tela, sonra ince keçeyi denedim. Keçe daha iyi oldu gibi... Hem tela ütüleyip hem de keçe kullanılabilir. Elyafı ise hiç denemedim.  


Etsyden aldığım kumaşlardan  bunlar, tamamını kitap kabı yapımına vakfetmiş bulunuyorum. Bu keten kumaşlar güzel yurdumda da üretilir amma velâkin güzel kumaş tasarımları yapacak kimse yok herhalde. 


Bir deneme daha yapıp düğme ve lastik yerine çanta kapatmak için kullanılan küçük kapak gibi bir şey ve taşıma sapları da yapacağım, 


Önceki yazımda fotoğraflarını çekemeden kızımın götürdüğü çantalar da aşağıda kızım çekmiş fotoğrafları. 



20 Ağustos 2014 Çarşamba

kumaş çantalar


Son günlerin ürünü üç tane torba-çanta, fotolarını çekemeden kızçenin yanında, arkadaşlarına hediye edilmek üzere İstanbul'a gidince, hızımı alamayıp üç tane daha diktim. (Bloga fotoğraf lazım)


Önceki üçlü biraz daha büyük boyutlarda ve içte bol cepli idi. Bunlarda dış yüzüne cep eklemedim.


Ve sonuncu filli kumaş.


Bunlar da yeni oyuncaklar: Genelde düz kesimler için kesim matı-döner kesici kullanıyorum ve en beğendiğim bıçak Olfa. Aldığım yerde (kırtasiyesepetim.com) 45 mm ve 60 mm yedeklerini bulamıyorum artık, sadece 28 mm yedekler var. Yenilerini araştırırken bunları buldum.


Bir Samanpazarı gezisi dönüşü, Ulus'un eski yüncüsü Akcan Tuhafiyeden çok hesaplı aldığım kesiciler ve diğerleri, fiyatları itibarıyla eskilerden kalmış olduğunu düşündürttü. (Fotoğrafta sağ alttaki iki sarı daire, dikiş dikenler için çok elzem: Kağıt ağırlığı :)) ) Aşağıdaki şönil kesicinin Türkiye'de bulunmasının imkansız olduğunu düşünürken karşıma bu fiyatla çıkıvermesi ise büyük sürpriz oldu benim için. Sonra Şık Düğme'de gördüm: 60 TL. Aldığım fiyatı okuyabilirsiniz. Henüz denemedim, bıçaklar bozulmamıştır herhalde.


Yedek bıçağı yok, idareli kullanmam lazım. Zaten yapsam yapsam deneme amaçlı bir tane battaniye yaparım herhalde. Chenille quilt'i bilmeyen ve merak edenler buraya bakabilir. Her gördüğümü denemem şart tabii ki... Malzemesine varıncaya kadar da almam gerekiyor sanki. Oysa sivri uçlu bir makas da aynı işi görüyor.


Yukarıdakiler de zikzak kesim bıçakları, yedek bıçağı ile birlikte. Şık Düğme'de yedek bıçağın fiyatı 20 TL bıçak 55 TL idi, yanlış hatırlamıyorsam.

Yeni yazılarda görüşmek üzere...

19 Haziran 2014 Perşembe

kirazlar


Diktiğim miniklerin sonuncusu. Pek minik sayılmaz, iki yaş için. Yine aynı kalıp aynı model. Artık biraz model çeşitlemeleri yapsam iyi olacak.


Kiraz desenli kumaş, sevimli kumaş tasarımlarını pek sevdiğim Robert Kaufman kumaşı. Şık Düğme'den alınma. Düğmeleri üç farklı renkte diktim.


Bebek giysilerini (en azından robasını) genelde astarlı yapıyorum, yaka ve kol kenarlarında daha güzel bir bitiş sağlıyor. Kısa kollu elbiselerde dahi, güçlükle de olsa astarı ekliyorum. Ancak bu elbisede yaka ve kol kenarlarına verev biye çevirdim. Aynı duruşu sağlayamadım. 

Değişik modellerde görüşmek üzere. :)

17 Haziran 2014 Salı

yine minik elbiseler


Aslında beş tane elbise var, ikişer ikişer diktiğim fisto elbiseler bunlar. Bursa Pazarı'ndan alınma fisto kumaş ile klasik kalıp kullandım. Bedenler de karışık. 86 ve 92 bedenleri kafama göre küçülttüm, nasıl olur bilmiyorum. Son elbise de bir sonraki posta kaldı.


Bir metre kumaştan (eni geniş ise) iki bebek elbisesi çıkıyor, tabii kolsuz.


En küçük elbiseye bir de böyle şort diktim.


Elbiselere sedef düğme diktim boydan boya.


Fotoğrafları telefondan doğrudan yükledim, düzenleme yapmadım. Bir süre böyle olacak.
Hoşça kalın...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...