hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hobi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mayıs 2012 Çarşamba

yine torba-çantalar


Bu torba-çantaları diktim ama ne yapayım bunları derken çocukluğum aklıma geldi. Niye mi? Şimdi küçük yeğenlere vereyim, alışveriş ya da kırda piknikte kullansınlar diye düşündüm ama şimdiki çocuklar köşedeki bakkaldan ekmek bile almaya gidemiyor iken, meyvelerini dallarından koparıp toplayabilecekleri ya da yiyebilecekleri ağaçlara bunca uzakken, ne işlerine yarar ki bu çantalar. Hoş artık köşelerde de bakkal kalmadı ya...


Benim çocukluğumda....''diye başlayan cümleler kurmaya başlamışsam, eyvah'' ...fikir ve konuşma özgürlüğü verilmese de çocuklara, hareket özgürlüğü neredeyse sınırsızdı. Düşmek, kalkmak, yuvarlanmak serbestti, kimsenin umurunda da değildi. Sahi Ayfer Tunç'un ''Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek'' kitabını okumuş muydunuz? Ne güzel anlatıyor kitapta, 70'li yılları. 


Bir manimiz olmazdı çok kez, anneler çalışmazdı çünkü, ertesi gün işe gitmek yoktu. Ama anneler bakkala da gitmezdi, çocuklar giderdi çoğu kez. Çelişkiye bakın, anneler çalışmazdı ama çocuklar ufak tefek işlere gönderildiği gibi, kız çocuklar da öğrenme bahanesi ile annelere tüm ev işlerinde yardım etmek zorundaydı. Ne şanssız bir kuşakmışız :) 


Resim yapmaya motive etmek için kendimi, yıllardır bodrumda bekleyen şövalemi çıkardım yukarıya. Boyalarım da kurumuş mudur, kimbilir? Şövale garibanı şimdilik çantalara askı görevini ifa ediyor. 

7 Şubat 2012 Salı

iki mini önlük


Minikler için diktiğim mutfak önlükleri. Alman craft bloglarındaki rengarenk işlere benzedi biraz.


Minikler uzakta, elimde kalıp da olmadığından kaba bir ölçü ile kestim ilk önlüğü. Küçük göründü gözüme, bunu 2 yaşındaki minik için kullanırız diyerek 5 yaşındaki ablası için biraz daha büyük kestim. Çift taraflı kullanılabilir yaptım ama fotografını çekmeyi akıl edememişim. Küçük önlüğün boyun askısında görünen yeşil çiçekli kumaştan.


İki yaşındaki çocuğun önlükle ne işi olabilir ki? Demeyin... Ben dikiş denemelerime alet ediyorum onları. Abla-kardeş oyuncak mutfak eşyaları ile evcilik oynarken bu önlükleri giyebilir. Umarım hoşlarına gider. 


Yoksa ben mutfakta önlük kullanmayanlardanım. Mümkün olsa mutfağa hiç girmem bile.

23 Ocak 2012 Pazartesi

Elleri çalıştırmak


El işleri, el sanatları veya hobi olarak diğer el becerisi ile üretime dayalı işlerle uğraşanlar bilir: Ellerinle ürettiğin bir şeyi kullanmanın, seyretmenin, hediye etmenin keyfi başkadır. Başkadır, çünkü uzun sürer, gururludur, sadece  paranızı kullanarak değil beyninizi, yaratıcılığınızı, tüm bedeninizi ve en önemlisi ellerinizi kullanarak ortaya çıkarmışsınızdır onu. Sevgili Berceste'nin ''parmakları çalıştırmak'' konulu güzel yazısını okuyunca daha bir önem verir oldum ellerime. (Parmakları elle bütün olarak düşünüyoruz doğal olarak)

Şimdiye kadar yaptığım pek çok şeyi yakınlarım ve çevremdekilerle paylaşmış olsam da, hala severek kullandığım (ya da seyrettiğim) bazı üretimlerim yıllardır bana keyif veriyor. Birbiriyle ilgisiz, dekorla uyumsuz bile olsa...


Odamın baş köşesinde asılı çapraz nakış (kanaviçe) :


Salon ile mutfak arasındaki camlı kapıyı bir parça kapatmak için keten ve dantel kullanarak diktiğim perde:


Şık düğmeden aldığım minicik çiçekleri, yerleştirdiğim kartonda yapılma saksı ve yanında magnet olarak alıp kırılınca mutfakta dolap kapağına yapıştırdığım saksı (Dolap kapağından boyutları anlaşılabilir, küçük parmak kadar var, yok): 


Fırsat ve zaman bulup bir zamanlar yaptığım yağlı boya çalışmalarımdan bazılarından bir kesit: (semazen) ve


Sırtında bebek taşıyan kız:


Ve yalnızca çerçeve olarak kullanma niyeti ile (içine nakış yerleştirmek üzere) Jua'dan alıp, sonra içindeki çiçekleri çıkarıp atmaya kıyamadığım çerçeveler: 


Şimdilik bu kadar...
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...