![]() |
| Görsel alıntıdır |
Daha önce fitilli biye ile yastık dikmekle ilgili yazacağımı söylediğim postu, fotoğrafların eksik olması nedeniyle ileri bir tarihe bırakıp, dikişe başlamak istediğini ama hangi makineyi seçmesi gerektiğini bilmediğini söyleyerek fikrimi soran arkadaşlar için yazıyorum.
Dikişe yeni başlamak, yıllardır dikiş dikiyor olmak veya dikiş biliyor olup arada bir dikmek, bunlar önemli değil. Önemli olan ne yapmak istediğiniz ve neler yapabileceğiniz.
Yani istek ve ihtiyacın belirlenmesi.
Hiç dikiş bilmiyor ve kendi kendime öğrenebilir miyim diyorsanız, fazla masraf etmemek gerekir ama kendinize güveniyorsanız biraz masrafa değer doğrusu. Sonuçta çok büyük bir yetenek gerektirmiyor dikiş işleri.
Dikiş makinesinde aranacak en önemli özellik tabii ki düz dikiş, güzel ve rahat dikmesi. Piyasada mevcut tüm markaların en basit modelleri bile düz dikişin yanında, zikzak dikiş ve aşamalı da olsa ilik yapabiliyor. Hiç bilmeyenler ve denemek isteyenlere en az böyle bir makine tavsiye edebilirim. Basit modele bir kaç özellik daha eklendikçe, fiyat artıyor. Fiyat-kalite dengesi sanki Singer'de daha oturmuş gibi. Tabii benim bir uzman olmadığımı da hesaba katın lütfen.
Ben Singer veya Pfaff tercih ederdim, diğer markaları da çok beğenen arkadaşlarım var: Brother, Bernina, Janome v.s. Aynı özellik ve fiyat varsa, kalite de üç aşağı beş yukarı aynı ise en az ses çıkaranı tercih edebilirsiniz.
Bence en güzel düz dikişi, eskiden anne, anneannelerimizin kullandığı, siyah renkli, sadece düz dikiş diken pedallı makineler dikiyor. (Sanayi tipi makineleri hesaba katmıyorum.)
Benim makineme gelince: İki tane dikiş makinem var Pfaff Ambition 1.0 ve Singer Cobra (20+ yaş). Her ikisi de değişik piko desenleri ve tek aşamalı ilik yapabiliyor.
Bir ara esnek dikişe takmış ve dikiş makinesinde bu özelliği arar olmuştum. Meğer bu özellik, kapalı zikzak dikişi imiş. Penye, jarse ve esnek kumaşlarla çalışacaksanız esnek dikiş hikaye, overloksuz biraz zor dikersiniz.
Her iki makinede de çok ince ve çok kalın kumaşları dikmekte zorlanıyorum. Kalın dediğim de bayağı kalın, örneğin üç kat kalın keçe. Singer de pfaff da kalın kumaşları rahat dikiyor bir yere kadar tabii. Sanayi tipi makine gibi değil.
Dikiş dikenlerin yalnızca yerel kültürlerde var olduklarını düşünüyor çevirmen arkadaş. Firmanın iflas etmiş olması etkili midir acaba bu zihniyete? Bir örnek daha, buyrun: "standart sülfire"
Okunabiliyor mu? Çeviriyi yapanda ve bu çeviriyi kabul edende ve de ithalatçıdaki bu lakaydinin, üreticide bulunmadığını ümit ediyorum. Gerçi düşünüyorum da, okuma-yazma bilmeyen lise-üniversite mezunu o kadar çok insan var ki... Neyse boşverelim bunları.... İşte bunlar, çevirmenimizin "köpüme" diye çevirmeyi uygun gördüğü yorganlama (quilting) desenleri.
Çok uzun bir post oldu, güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile...

.jpg)
.jpg)

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)

.jpg)