yaz elbisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaz elbisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2013 Cumartesi

kumaş ve elbiseler


Yalnızca kumaşları göstermek istedim. Böyle güzel kumaş bulduğumda bir an önce bir çocuk elbisesine dönüştürmek istiyorum. Fotoğrafları gün ışığında çekmiş olsam da maalesef renkler tam olarak yansımadı. Çok canlı bir sarı üzerine canlı yeşil, mor, pembe-kırmızı desenleri olan, likralı bir kumaştı oysa. 


Bu elbisenin kumaşı da çok canlı renkleri ile biraz kalın bir dokuma. O yüzden her iki elbisenin astarını da çok  ince, müslin gibi bir kumaşla yaptım. Her ikisi de arka ortadan fermuarlı.



Bu kumaş çok inceydi işte... Astarını kendi kumaşından yapmama rağmen halâ incecik.



Bu kadar...

30 Haziran 2013 Pazar

yaz dikişleri



Haziran ayına ait bir tek yayınım olsun. Çantada gerçek deri kullandım. Saplarını yapmadan çekmiştim fotoğrafı.


Kumaş etsy'den, iki renk:


Elbiseler klasik bebek elbisesi, Burda kalıpları ile diktiğim. İşyerimin kumaşçıların bulunduğu sokağa taşınması ile birlikte, hızla büyüyen kumaş stoğumu eritme çabalarımın sonuçları bunlar:


Bebek elbisesi dikerek kumaş bitirilmez biliyorum da, bi şekilde de dolaplarda yer açılması lazım. Bu minik elbiseler en azından bebek hediyesi olarak gidiyor.


Bu da 6-7 yaş için askılı yaz elbisesi, tamamlanmadı daha.


Mutlu, huzurlu haftalar diliyorum herkese.

24 Şubat 2013 Pazar

yarım kalan işler tamamlanıyor


Önceki yazımda söz etmiştim, Onmarifet sergisine göndermek üzere bir kaç tane biçmiş ama bunu yetiştirememiş ve bir daha da elime almak istememiştim. Hazır kesilmiş elbiseyi dikmek ne kolay oldu.


Gizli fermuar dikişinde artık hiç zorlanmıyorum. Astarlı giysilerde çok daha kolay oluyor sanki, hem de temiz bir görüntü oluyor. Roba astarını, üşengeçliğin ruhumu sarma boyutuna göre  bazen elde, bazen makinede bastırıyorum. Etek uçlarına doğrudan makinede düz dikiş çektim, kıvırarak.


Bu posttan sonra hemen bir yazım daha olacak, yastık kenarlarına kordonlu biye geçirilmesi ile ilgili. Kondonlu biyeyi, çanta dikerken de kullanabiliyorsunuz. Çanta daha bir kalıplı duruyor. Fotoğrafını çekerken içini doldurmak zorunda kalmıyorsunuz. 


İlikleri yatay olarak olarak, ama bu kez biraz daha küçük açtım. 
Haftanız güzel geçsin... 

13 Eylül 2012 Perşembe

zamanın getirdikleri-1


Baştan söyleyeyim, bundan böyle blogumu yalnızca dikiş serüvenime adamayı bırakıp, bazen kişisel blog olarak da kullanmaya, bazen düşündüklerimi yazmaya, bazen okuduklarımdan, seyrettiklerimden bahsetmeye başlayacağım. Tabii canım istedikçe... Gevezelik edeceğim yani. Bir hukukçudan ne bekliyordunuz? 


Dikkat ettiniz mi bilmem, bir header'ım bile yok. Neden mi? Çünkü, blogum yalnızca dikiş üzerine kurulu olduğu ve arada bir günlük hayattan paylaşmak istediğim gezi postlarımı içerdiği için yalnızca dikişle ilgili bir header olsun ve benim eserim olsun istedim ve halâ yapamadım. Nette çok örnek var oysa ve sadece kendi fotoğraflarımla bile yapabilirdim. Asıl istediğim güzel bir dikiş odasının yağlıboya resmini yapmaktı. Bu zamansızlıkta herhalde böyle kalacak blogum, varsın kalsın...


Ne alaka fotoğraflar demeyin...Bildiğiniz elbise işte... Kendini zaten anlatıyor. Eldeki kumaşlardan, malzemeden, o anda nasıl içimden gelmişse dikilmiş bir elbise... 104 beden, sanırım 4 yaşa göre. Çocuk bedenlerini açıklayan tabloları yayınlamış mıydım? 


Farkettiniz mi? Türk bloglarında öğretici yayınlar ne kadar az. Bir çok blogger (ben de dahil) zaman yetersizliğinden bu tür yayınlar (öğretici-tutorial) yapamıyor. Tam gün bir işte çalışan, evde sürekli bir yardımcısı olmayan, iş stresini bir hobi ile atmaya çalışan kişilerin zaten bu hobiye ayıracak zamanları kısıtlı oluyor haliyle. Oysa kendi adıma söyleyeyim, öğretici / tutorial hazırlayıp yayınlamak da hobinin kendisi kadar keyifli. 


Aaa, bunlar da ne?


Bunlar önümüzdeki günlerde dikmeyi hedeflediğim, hızımı alamayıp 6-7 tane biçtiğim, bir kaç tanesini  de bir yandan dikerken  bir yandan da keyifle resimleyerek öğretici post hazırlamayı hayal ettiğim, minik elbiseler.


Yalnız hepsi de yazlık olacak, kışa giriyoruz, vaktim kalsa da bir iki tane de kışlık dikebilsem. 


Akşamları, iş dönüşü eğer hazırda kesilmiş, biçilmiş bir proje varsa dikiş dikmeye daha kolay konsantre olabiliyorum. Yoksa eğer, yeni bir projeye hafta arası başlamak çok zor.


Herkese bol hobili, bol keyifli günler dilerim.

30 Mayıs 2012 Çarşamba

yaz elbisesi-2


Büyük prenses için diktiğim bu elbisenin kumaşını İzmir Caddesindeki pasajın üst katındaki kumaşçıdan almıştim. Keşke daha fazla alsaydım dedirtti dikerken, o kadar güzel yani...


Minik prensesinkini dikerken askı iliğini dikey açmıştm,  Beden öne doğru açılmıştı. Bu kez yatay açtım ilikleri, daha iyi oldu.


Askıları biraz uzun dikmişim. Minikler yakınımda olmadığından prova yapma şansım yok, risk almamak için uzun tuttum. 

Gizli fermuarı da gerçekten gizli dikmişim ama... Pek belli olmuyor ama bitişi de düzgün oldu. Aferin bana...

Fotoğrafları gün ışığında çekebilmek için işten döner dönmez. makineye saldırdım, yine de akşam güneşinin pek faydası olmadı. Düzenlerken biraz ışık ekledim. Sonra da rahatsız etti beni bu fotoğraflar ve değiştirdim. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...