jean kumaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
jean kumaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2012 Pazar

yeniden

Merhaba,
Uzun bir ara verince yazmaya, gittikçe zorlaşıyor yazmak. Morkoyun'un dediği gibi. o kadar sessizlikten sonra yazmaya değer bulunmuyor hiç bir şey. Tabii bunda haftalardır kayda değer bir üretim yap(a)mayışımın etkisi büyük. Yukarıdaki gibi bir çok basit torba-çanta diktim ve çoğunu fotoğraflamadım, bir iki düzelttme,  geri dönüşüm falan....


Yıllar önce alıp (hatta 2 tane) hiç giymediğim uzun etekleri kızıma kısa etek olarak dönüştürdüm. Geniş lastik kemer üzerine kumaşı diktim. Kumaşlar birbirine ekliydi zaten. Sadece biraz daraltıp kısaltmış ve lastik eklemiş oldum. Bir de tabii kat ekledim.


İki katlı yapmama rağmen birer etek daha çıkabiliyor kalan kumaştan.


Bayram tatili ve Erfelek-köy gezisi fotoğraflarını Picasa'nın ağırlığı yüzünden ekleyemedim. Fotoğraflarımı küçülttüğüm programı uçurmasaydım keşke...


Ama bu miniklerin fotoğraflarını eklemeden olmaz.


Bir de köyden ...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

yine torba-çantalar


Bu torba-çantaları diktim ama ne yapayım bunları derken çocukluğum aklıma geldi. Niye mi? Şimdi küçük yeğenlere vereyim, alışveriş ya da kırda piknikte kullansınlar diye düşündüm ama şimdiki çocuklar köşedeki bakkaldan ekmek bile almaya gidemiyor iken, meyvelerini dallarından koparıp toplayabilecekleri ya da yiyebilecekleri ağaçlara bunca uzakken, ne işlerine yarar ki bu çantalar. Hoş artık köşelerde de bakkal kalmadı ya...


Benim çocukluğumda....''diye başlayan cümleler kurmaya başlamışsam, eyvah'' ...fikir ve konuşma özgürlüğü verilmese de çocuklara, hareket özgürlüğü neredeyse sınırsızdı. Düşmek, kalkmak, yuvarlanmak serbestti, kimsenin umurunda da değildi. Sahi Ayfer Tunç'un ''Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek'' kitabını okumuş muydunuz? Ne güzel anlatıyor kitapta, 70'li yılları. 


Bir manimiz olmazdı çok kez, anneler çalışmazdı çünkü, ertesi gün işe gitmek yoktu. Ama anneler bakkala da gitmezdi, çocuklar giderdi çoğu kez. Çelişkiye bakın, anneler çalışmazdı ama çocuklar ufak tefek işlere gönderildiği gibi, kız çocuklar da öğrenme bahanesi ile annelere tüm ev işlerinde yardım etmek zorundaydı. Ne şanssız bir kuşakmışız :) 


Resim yapmaya motive etmek için kendimi, yıllardır bodrumda bekleyen şövalemi çıkardım yukarıya. Boyalarım da kurumuş mudur, kimbilir? Şövale garibanı şimdilik çantalara askı görevini ifa ediyor. 

12 Mayıs 2012 Cumartesi

nişan yastığı


İki yıl önce, yeğenimin nişanı için yastık yapmıştım. O zamana kadar da böyle bir şeyin varlığından haberim yoktu doğrusu. Kardeşimin tarif ve yardımı ile dikmiştik.


Şimdi o kadar çok çeşitli nişan yastığı görüyorum ki... Yine de sade olanları daha çok seviyorum.


Bu aralar kot kumaşı ortadan kaldırma azmi ile küçük çantalar dikiyorum. Taktım yani.


İçte bir cep ve astar biye. Başka ayrıntısı yok.


Mutlu bir hafta sonu olsun, herkes için...

8 Mayıs 2012 Salı

az çoktur


En basitinden, dikmesi en kolayından bir çanta...


Kalın jean kumaş dolapta kalmıştı, bu şekilde değerlendirmeyi düşünüyorum. 


Söyleyecek pek bir şey yok.


İç kısımda iki yönde de birer cep var.


''Less is more'' (az çoktur) : Kimine göre Robert Browning tarafından söylenmiş ancak mimari olarak Ludwig Mies van der Rohe tarafından ortaya atılarak ünlenen, minimalizmin mottosu haline gelmiş  söz.   (Belki bilmeyen vardır diye) 

29 Nisan 2012 Pazar

sepet çanta


Dene, yanıl, sök, tekrar dene... Fermuarlu, tabanı ayrıca dikilen sepeet çantanın yapımı, kendi çapımda dene, yanıl, sök, tekrar dene şeklinde oldu. Şimdiye kadar denemediğim teknikleri denemek hoşuma gidiyor. 


Bu çantada fermuarı doğrudan çantanın ağız kısmına değil, aşağıda görüldüğü gibi 3-4 santim alta, ayrıca bir parça ekleyerek diktim. 


Tabanı da ayrıca dikdörtgen bir parça olarak dikildi ve keçe kullanmamdan dolayı fazlasıyla kalınlaşan kat yerleri ve çanta ağzındaki spor dikişlere emektar makinem de isyan etti.  


Astar,  çepeçevre cep dolu... 


Elimi atmışken bir de piramit şeklinde bozuk para cüzdanı diktim. 


Keyifli Pazarlar herkese...

28 Nisan 2012 Cumartesi

iğneler


Kışın İstanbul'a gittiğimde şu ünlü kumaşçıdan aldığım jean baskılı, ince, popline benzer kumaşı, bugün sepet tarzında fermuarlı bir çantaya dönüştürme gayreti ile dikiş dikerken, makinede en incesinden bir iğne takılı olduğunu farkettim geç de olsa...


Tamam kumaş ince de, hem telaladım hem de keçe ile birlikte dikilecek. Neredeyse kot iğnesi kullanmam gerekir, derken iğne konusunda sıkıntı çeken arkadaşlara bir güzellik yapayım istedim.



İğnelerin kumaş cinsine göre numaralandırılması: 


Normal kumaş                    2020
Esnek (jarse, penye)           2045  
Jean                                   2026
Deri, süet                           2032
2022 overlok ve 2025 çift iğne (çok kullanırım) 


İğnelerin kumaş kalınlığına göre numaralandırılması: 


Çok ince kumaş               70 (9) 
İnce kumaş                      80 (11)
Orta kalınlıkta kumaş       90 (14) 
Kalın kumaş                    100 (16)
Çok kalın kumaş             100 (18) 


Benim tembellikten genelde 90 (14) numaralı iğne takılıdır makinemde. Özel bir kumaş olmadıkça değişmez. Tam donanımlı Singer makinemden sonra Pfaff'ı halen eksik, yedeksiz çalıştırıyorum. İğnelerini de, ayaklarını da tamamlayamadım daha.


Singer iğneleri, cinsine göre belirgin renklerde, ayırd edilebiliyor. Örneğin, en çok kullandığım orta kalınlıkta normal kumaş iğnesi 2020, 90/14 iğne, bordo-mavi renklerde. Orta kalınlıkta esnek kumaş iğnesi  2045, 90/14,  altın rengi ve mavi. Her iki cins kumaşta da 70/9 ince kumaş iğnesi yeşil. Fotoğraf eklemek isterdim ama teknoloji özürlü makinem ile değil iğne fotoğrafı, kumaşlar bile zor çekiliyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...