Yine minik bir kapitone çanta diktim, bu kez geçenlerde yeni alınıp boyunu kısalttığımız, kızkardeşimin pantolonunun kesilip atılacak olan paça parçasından. Dikerken gayet doğal geldi de şimdi yazarken dehşete düştüm. Tasarrufun böylesi?!
(pantalon, Fransızca bir sözcük. Türkçeye pantolon olarak almışız, tdk da benim gibi düşünüyor. Postumun altına tekstil ile ilgili bir kaç sözcüğün, Türk Dil Kurumu'nca kabul edilen şekillerini yazdım.)
Tabii paçalar, çanta sapının yapılmasına elvermedi, diğer jean kumaşlardan yaptım. Dikkatli bakılmayınca fark anlaşılmıyor. Kumaş parçalarını önce kapitone yaptım. Sonra yukarıda görülen kalıbı çizdim ve kumaşı kestim. Aslında bu tip, yani kapaksız fermuarlı çantalarda tam dikdörtgen değil, alt kısmı geniş üste doğru daralan bir kalıp daha hoş duruyor ama çanta zaten minik olduğu için uğraşmadım.
Bu da kendime diktiğim bluz. Burda Nisan 2013, 106 numaralı model. Kumaş internette kupra diye anılıyor ama kumaşçı ısrarla kupra değil, taşlanmış ipek olduğunu söylüyor.
Dikimi son derece basit, dökümlü kumaşlarla dikildiğinde güzel duruyor, üzerimde nasıl durur bilmiyorum. Giymeye üşendim sabah sabah.
Mutlulukla dolu, dolu dolu bir hafta sonu dilerim.
(Fransızca jaquette-ceket (çeket değil), cravate- kravat (gravat değil) guipure-güpür (gipür değil), Rusça, haraşo (haroşa değil), garde-robe, gardırop (gardolap değil), pardessus-pardösü (pardüse değil) ,
.jpg)
.jpg)


.jpg)
.jpg)