Pfaff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pfaff etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2013 Pazartesi

dikiş makinesi

Görsel alıntıdır


Daha önce fitilli biye ile yastık dikmekle ilgili yazacağımı söylediğim postu, fotoğrafların eksik olması nedeniyle ileri bir tarihe bırakıp, dikişe başlamak istediğini ama hangi makineyi seçmesi gerektiğini bilmediğini söyleyerek fikrimi soran arkadaşlar için yazıyorum.

Dikişe yeni başlamak, yıllardır dikiş dikiyor olmak veya dikiş biliyor olup arada bir dikmek, bunlar önemli değil. Önemli olan ne yapmak istediğiniz ve neler yapabileceğiniz.

Yani istek ve ihtiyacın belirlenmesi.

Hiç dikiş bilmiyor ve kendi kendime öğrenebilir miyim diyorsanız, fazla masraf etmemek gerekir ama kendinize güveniyorsanız biraz masrafa değer doğrusu. Sonuçta çok büyük bir yetenek gerektirmiyor dikiş işleri.

Dikiş makinesinde aranacak en önemli özellik tabii ki düz dikiş, güzel ve rahat dikmesi. Piyasada mevcut tüm markaların en basit modelleri bile düz dikişin yanında, zikzak dikiş ve aşamalı da olsa ilik yapabiliyor. Hiç bilmeyenler ve denemek isteyenlere en az böyle bir makine tavsiye edebilirim. Basit modele bir kaç özellik daha eklendikçe, fiyat artıyor. Fiyat-kalite dengesi sanki Singer'de daha oturmuş gibi. Tabii benim bir uzman olmadığımı da hesaba katın lütfen. 

Ben Singer veya Pfaff tercih ederdim, diğer markaları da çok beğenen arkadaşlarım var: Brother, Bernina, Janome v.s. Aynı özellik ve fiyat varsa, kalite de üç aşağı beş yukarı aynı ise en az ses çıkaranı tercih edebilirsiniz.



Bence en güzel düz dikişi, eskiden anne, anneannelerimizin kullandığı, siyah renkli, sadece düz dikiş diken pedallı makineler dikiyor. (Sanayi tipi makineleri hesaba katmıyorum.)

Benim makineme gelince: İki tane dikiş makinem var Pfaff Ambition 1.0 ve Singer Cobra (20+ yaş). Her ikisi de değişik piko desenleri ve tek aşamalı ilik yapabiliyor.


Bir ara esnek dikişe takmış ve dikiş makinesinde bu özelliği arar olmuştum. Meğer bu özellik, kapalı zikzak dikişi imiş. Penye, jarse ve esnek kumaşlarla çalışacaksanız esnek dikiş hikaye, overloksuz biraz zor dikersiniz.

Her iki makinede de çok ince ve çok kalın kumaşları dikmekte zorlanıyorum. Kalın dediğim de bayağı kalın, örneğin üç kat kalın keçe. Singer de pfaff da kalın kumaşları rahat dikiyor bir yere kadar tabii. Sanayi tipi makine gibi değil.


Pfaff olan, süper desenler yapabiliyor, yazı yazabiliyor, her gün farklı bir özelliğini buluyorum, kullanmasam da hoşuma gidiyor. Yalnız desen adlarının çevirisini yapan zat-ı muhteremin Türkçesi biraz kıt sanırım. Yerel ağızla tercüme yapmış:


Dikiş dikenlerin yalnızca yerel kültürlerde var olduklarını düşünüyor çevirmen arkadaş. Firmanın iflas etmiş olması etkili midir acaba bu zihniyete? Bir örnek daha, buyrun: "standart sülfire"


Okunabiliyor mu? Çeviriyi yapanda ve bu çeviriyi kabul edende ve de ithalatçıdaki bu lakaydinin, üreticide bulunmadığını ümit ediyorum.  Gerçi düşünüyorum da, okuma-yazma bilmeyen lise-üniversite mezunu  o kadar çok insan var ki... Neyse boşverelim bunları.... İşte bunlar, çevirmenimizin "köpüme" diye çevirmeyi uygun gördüğü yorganlama (quilting) desenleri.


Yorganlama ayağı olmadan bile çok güzel yorganlama yapabildiğini de yazmıştım. Yani iki kat kumaş arasında elyaf varken, kumaşı kaydırmadan rahat dikebiliyor bu makine, IDT ayakları sayesinde. Unutmadan bir  enteresan çeviri daha:


Çok uzun bir post oldu, güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile...

28 Ocak 2013 Pazartesi

dikkat, karbonhidrat icerir


Hızımı alamayıp bir tane daha diktiğim battaniyeyi paylaşma bahanesi ile hem bir önceki yazımda yer verdiğim frixion kalemini, hem de kapitone maceramı anlatmak, bu arada da bu güzel nevresimlik kumaşları Çıkrıkçılar Yokuşu'nda Başçılar Mefruşat'tan aldığımı (No:80), bu yokuşta başka hiç bir dükkanda bu kumaşların bulunmadığını belirtmek istedim. 


Öncelikli uyarım şu ki, silinebilir tükenmez kalem olarak bilinmesine rağmen, Ankara'nın ünlü hobi-craft mağazasında, ütüyle, buharla, silgisi ile kaybolan kalem olarak satılan (ya da ben o kısmına denk geldim) bu kalemin yazdıkları maalesef kaybolmuyor, sadece görünmez oluyor. Nasıl mı? Burada yazdığı gibi -20 derecede (başka bir sitede -10 derecede) görünür hale geliyor. Korka korka çizip, ütü ile çıktığını görünce pek sevinmiştim. Bu (ayıcıklı) battaniye de çok sevdiğim bir büyüğümün, meslekdaşım olan kızına bebek hediyesi olacaktı, olamaz artık.


Bebek battaniyelerine, daha yumuşak olması olması için elyaf ile kapitone yapıyordum, Singer makinemin kapitone ayağını kullanarak. Ancak önceki yazımdaki, bir katı pamuklu düz kumaş, bir katı flannel (bebe pazen), arasında elyaftan oluşan katmanları kapitone ayağı ile dikerken çok zorlandım.  Pfaff makinemin kapitone ayağı olmamasına rağmen, son iki battaniyeyi, yürüyen ayaklar sayesinde, çok rahat diktim. Hatta son battaniyede makinemin yorganlama desenlerinden olan dalgalı dikişi de kullanınca, tabii kalemle çizmeden, tam istediğim gibi sonuca ulaştım. 


Bu poğaçalar da neyin nesi derseniz, poğaça da yapabiliyormuşum:) 

19 Eylül 2012 Çarşamba

çift iğne muhabbeti


Pamuk saten gibi bir kumaştan 98 beden (3 yaş) diktiğim elbise. Kalıbı Mart 2006 Burda dergisinden sanırım. Üzerine öyle yazmışım. Çok kullandığım bir kalıp. 


Bu kalıpları bir kez her bedenden çıkardıktan sonra geri dönüp modele bakmayı aklıma getiremiyorum. O kadar çok dergim var ki zaten, tarih sırasına göre sıraladığım halde zor bulurum. 


Elbiseyi hafta sonu diktiğim anda fotoğrafladım, düğmeler ancak hafta arası dikildi. Arkada 3 tane beyaz düğme oldu.


Çift iğnelerin bir kaç boyutu olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum. Pfaff aksesuarları broşüründen öğrendim. 3 mm, 4 mm ve 6 mm aralığı olan. Singer'in minicik aralıklı çift iğnesini kullanırken dikiş aralığı hoşuma gitmiyordu. Sanırım satıcılar da bilmiyor, özellikle istediğim için arayıp buldular. Yoksa sormadan en küçük aralıklı iğneyi tutuşturuyorlar elinize.

4 Nisan 2012 Çarşamba

eski ve yeni


Dikiş makinemin her hafta, özellikle Cuma akşamı bir sorun çıkarması, hafta sonunu tamircide geçirmesi demek, bu da benim dikiş dikememem. Son olarak da dikiş ayağının takıldığı uzun parçanın kırılmasından sonra tamir ettirmiş olsam da yeni makine almak şart oldu. Evet, iyi bir makine, piyasadaki pek çok makineden daha kullanışlı ve sağlam bence ama fazlaca arıza yapıyor ve parçasının bulunmama ihtimali var. Çünkü değişik bir makine. Singer'in 1980 li yılların sonunda ürettiği ve sonra üretimine devam etmediği Cobra model bir dikiş makinesi. İğnesi kumaş yüzeyine dik olarak inmiyor ve masurası da mekik içinde sarılıyor. Altta görüldüğü gibi eğimli bir duruşu var.


Bu da yeni makinenin ve genel olarak tüm makinelerin iğnelerinin duruşu:


Ve sağlık nedeni ile kendimi kötü hissettiğim bir akşam iş çıkışı gittim aldım yeni makinemi. Hem de almaya karar verdiğim makinenin iki kat fazla fiyatı olanını. Pişman da olmadım. IDT yani üst besleme özelliği de var. Hobby 1142 alıyordum, son anda, hatta fatura bile kesilmişken Pfaff Ambition 1.0 aldım. IDT özelliği için buraya bakabilirsiniz. (yürüyen ayaklar da diyebiliyoruz.)


Uzun ömürlü ve işlevsel eşyalarda, alabileceğimin en iyisini almaya çalışıyorum. Bu yüzden de overlok makinesi ihtiyacımı ertelemek zorunda kaldım. İyi bir makine istiyorum çünkü. En azından Singer ya da Pfaff olmalı. 


Bu arada bahara pembe yakışır diyerek iki tane pembe bebek elbisesi dikiyorum ablamın isteği üzerine, hediye edecekmiş.:) Hafta sonu biter herhalde. 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...