Baharın nazlanarak olsa da güneşli yüzünü göstermesiyle birlikte pembelere, çiçekli, böcekli kumaşlara gidiyor elim yine.
Yeni çıkan kumaşlar, moda, tasarım gibi konularda biraz arkadan giden Ankara kumaşçılarında yukarıdaki kumaşı görmenin bünyemde yarattığı şoku, mesaiye yetişme kaygısı ile kısa sürede atlattıktan sonra kendime geldiğimde, kumaşın tamamını satın alırken buldum kendimi. Şaşırmayın canım, atla deve değil sadece 4,20 m kalmış.
İşin daha da güzeli aynı kumaşçıya, kızım için tafta almaya gittiğimde buna benzer iki hatta üç kumaşla daha karşılaşmak oldu. Bu kez şok geçirmedim tabii. Bir tanesi şifon benzeri ve geniş lacivert beyaz çizgi-bantları olan bir kumaştı. Onunla çocuk elbisesi yapamayacağım. Belki kızıma bir tunik ya da elbise yaparım. Diğer kumaş çeşitlerini diktiğimde blogda ya da İzmir Caddesindeki terzilerin bulunduğu Sönmezer Pasajı'ndaki Bursa Kumaş'ta görebilirsiniz, tabii kalmışsa... (Nerden aldığımı soranlar olacaktır diye yazıyorum. Yine de soran oluyor bazen:)
Pembe kumaşımı, çok olmasına rağmen kıyamayarak kestim, diktim. Öyle kıyamadım ki kumaşa, görmemiş misali... ne dikeceğimi bilemedim önce. Sonra, keserken kumaşı, öyle bir tasarruflu kesmişim ki, kolsuz olacak elbisenin kol ağzına geçirmek için şöyle kıyıdan köşeden 20 santimlik bir verev bant çıkarmak mümkün olmadı. Ben de koca kumaşı verev bant için heba etmeyeyim bari diye kol kestim, diktim. Off, şimdi yazarken içim daraldı.
Önümüzdeki hafta, alttaki 50'li yıllara aitmiş gibi görünen elbiseyi pembe tafta kumaştan dikmeyi düşünüyorum. Tabii kızım için... Aslında bir tane diktim, siyah sentetik bir kumaştan ve güzel de oldu. Yalnız manken siyah. elbise siyah, güneş yok fotoğraflar güzel çıkmıyor, fotoğraflayamadım. Alttaki model 2009/1 Burda Pratik Dikiş, 5A
Güneşli ve sıcak bir hafta sonu dileklerimle...
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)

.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)

