çocuk elbisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk elbisesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2013 Cumartesi

elbise günleri başlıyor


Baharın nazlanarak olsa da güneşli yüzünü göstermesiyle birlikte pembelere, çiçekli, böcekli kumaşlara gidiyor elim yine. 


Yeni çıkan kumaşlar, moda, tasarım gibi konularda biraz arkadan giden Ankara kumaşçılarında yukarıdaki kumaşı görmenin bünyemde yarattığı şoku, mesaiye yetişme kaygısı ile kısa sürede atlattıktan sonra kendime geldiğimde, kumaşın tamamını satın alırken buldum kendimi. Şaşırmayın canım, atla deve değil sadece 4,20 m kalmış. 


İşin daha da güzeli aynı kumaşçıya, kızım için tafta almaya gittiğimde buna benzer iki hatta üç kumaşla daha karşılaşmak oldu. Bu kez şok geçirmedim tabii. Bir tanesi şifon benzeri ve geniş lacivert beyaz çizgi-bantları olan bir kumaştı. Onunla çocuk elbisesi yapamayacağım. Belki kızıma bir tunik ya da elbise yaparım. Diğer kumaş çeşitlerini diktiğimde blogda ya da İzmir Caddesindeki terzilerin bulunduğu Sönmezer Pasajı'ndaki Bursa Kumaş'ta görebilirsiniz, tabii kalmışsa... (Nerden aldığımı soranlar olacaktır diye yazıyorum. Yine de soran oluyor bazen:) 


Pembe kumaşımı, çok olmasına rağmen kıyamayarak kestim, diktim. Öyle kıyamadım ki kumaşa, görmemiş misali... ne dikeceğimi bilemedim önce. Sonra, keserken kumaşı, öyle bir tasarruflu kesmişim ki, kolsuz olacak elbisenin kol ağzına geçirmek için şöyle kıyıdan köşeden 20 santimlik bir verev bant çıkarmak mümkün olmadı. Ben de koca kumaşı verev bant için heba etmeyeyim bari diye kol kestim, diktim. Off, şimdi yazarken içim daraldı. 


Önümüzdeki hafta, alttaki 50'li yıllara aitmiş gibi görünen elbiseyi pembe tafta kumaştan dikmeyi düşünüyorum. Tabii kızım için... Aslında bir tane diktim, siyah sentetik bir kumaştan ve güzel de oldu. Yalnız manken siyah. elbise siyah, güneş yok fotoğraflar  güzel çıkmıyor, fotoğraflayamadım. Alttaki model 2009/1 Burda Pratik Dikiş, 5A 


Güneşli ve sıcak bir hafta sonu dileklerimle...

22 Aralık 2012 Cumartesi

dikişli günler


Zorlu kış ayları ile başlayan zor günler şükür ki geride kaldı, kısmen de olsa. Kendimi toparlayana kadar bırak dikiş dikmeyi kitap bile okumak gelmedi içimden.


Normale döndük ya hemen dikişe başladım ve bir çanta ve bu elbiseyi diktim. Çanta bitmedi ve biraz bekleyecek. Elbise, Eylül 2012 Burda Dergisi - 152 no'lu model. Hem 98 beden hem de 110 beden kalıbı çıkardım. 110 beden diktim. 5 yaş sanırım. Sonra küçüğe de dikerim. 


Modeli ve kalıbını çok beğendim, Hele kolları, biraz uğraştırsa da çok güzel duruyor. Minik yeğenim giydiğinde nasıl olacağını merak ediyorum. Vintage Duygular sevimli kızına dikmişti çiçekli kumaştan, hoşuma gitti ben de denedim. 


Model aslında fermuarlı. Nasıl olsa evde vardır diyerek almayıp, dün gece onlarca fermuar arasında bir kırmızı renkli fermuar bulamayınca, ek pat yaparak, çıt çıt bastım. Yeni aldığım çıt çıt makinesini de kullanmış oldum böylece.


Kumaş, İstanbul'da pazardan aldığım kumaşlardan ve resmen deri gibi sert, haşır haşır bir şey. İğne batarken zorlanıyor, teyel yapmanın imkanı yok. Toplu iğneleri bile güçlükle batırabildim. Yalnız üstten yapılan (spor) dikişi çok güzel gösteriyor.


Daha sık görüşebilmek umudu ile hoşça kalın...

4 Temmuz 2012 Çarşamba

iki küçük elbise


Dikiş konusunda büyük konuşmamak lazımmış. Neler hayal ettim, neler yapabildim. Neredeyse bir aydır, dikiş diktiğim odaya nadiren girebiliyorum. Bunda, dikiş alanımı, kocaman mutfağımın bir köşesinden, evin en uzak bölümündeki, kızımdan boşalan odaya taşımamın da etkisi var sanırım. Tabii son haftalardaki iş yeri yoğunluğu ve yorgunluğunu da hesaba katarsak, fazla da kasmamak lazım aslında. 


Blogger'lara sözüm vardı, yapılışını yayınlayacaktım diktiklerimin. Ne mümkün? Biçmeye başlarken fotoğrafı çekip, bir hafta sonra dikişe başlayınca olmuyor hiç. Durum bu olunca, yalnızca dikebildiklerimi paylaşacağım bir süre daha.... 

Yazarken aklıma geldi. Bizde çocuklar için renk renk, desen desen pamuklu kumaş bulabilme şansı ne kadar düşükse, nevresim kumaşları da bir o kadar rengarenk, desen bol. Acaba nevresimlik kumaş alıp elbise mi diksem? 


Bu elbiselerin kumaşı da kumaşçılarda pamuklular kısmında satılan, her yerde bulunan, yerli üreticilerimizin fabrikalarında kodlanıp vazgeçilemeyen, yıllardır üretilen, ama ne hikmetse bir çeşit bile kombinlenebilecek türü üretilmeyen bir kumaş çeşidi. Ne olurdu sanki, aynı boyayı kullanarak çizgili, kareli, puanlı, iri çiçekli çeşitler de üretseler. 


Aslında elbise için biraz kalın bir kumaş, bakmayın siz, pamuklu diye kullanıyoruz. Çocuk giysileri için üretilmiş, ince pamuklu, çok renkli ve desenli kumaş gördünüz mü siz hiç? Yerli üretimden bahsediyorum. Yoksa Etsy'den istediğiniz kumaşı alırsınız. 


Elbiseler birbuçuk- iki yaş için. Mavi olanın arkası tamamen açılıyor. Diğerinin düğme açıklığı belin biraz altında bitiyor.  


Kumaş kalın, elbise yazlık olunca astar yapmak istemedim bu kez. Ancak yaka ve kol oyuğu çevresine verev bant geçirmek o kadar da zevkli değil. Hem de gereksiz kalınlık oluşturuyor görüldüğü üzere...


Mavi olanda verev bantı elbisenin ön yüzüne çevirdim ve dantelle birlikte diktim. Çok süslü oldu diye korktum  ama bitirince de o kadar batmadı gözüme. 


27 Mayıs 2012 Pazar

yaz geldi mi


Bir minik elbise daha daha... Bu kez Etsy'den patchwork için aldığım kumaşlara kıyarak minik prensesin elbisesinde kullandım. Ablası için de kullanacaktım ama kumaşların yetmeyeceğini düşünerek vazgeçtim. 


Elbise, 1997 yılına ait Burda çocuk özel sayısından. Yalnız askılar o modelde arka parçada düğümleniyordu, ben nette gördüğüm gibi önden yaptım. Ama sanki modele sadık kalsaydım daha iyi olacakmış gibi geldi. Beden 86-92


Çünkü, askı ilikten geçirilip düğüm atıldığında, kaçınılmaz olarak beden öne açılıyor. Arkada daha hoş durur bu detay. 

Derginin Türkçe açıklaması olmadığı için kendi bildiğim şekilde diktim, tabii hata yapınca öğrenme de çabuklaşıyor.


Aynı elbisenin yerli kumaşla bir versiyonu da ablaya dikiliyor, bitmedi.

24 Mayıs 2012 Perşembe

minik fisto elbise


Kol yapımını bir önceki yazımda anlattığım, beyaz fisto kumaştan diktiğim elbise çoktan bitti. Hiç bir süs, kurdele, fiyonk v.s. eklemeden... 


Benden bu kadar diyerek ablama veriyorum miniklere diktiklerimi. O düğmelerini dikiyor, çıtçıtlarını bastırıyor, pek sade bulduklarını da süslüyor, çorabını, aksesuarlarını tamamlıyor anneleri ile birlikte.  


Şimdi bir elbise daha diktim miniğe, tamam değil henüz. Çok keyif alarak dikiyorum akşamları, vakit buldukça kısa kısa. Ablasınınki ile birlikte hafta sonuna hazır olur inşallah. Etsy'den aldığım kumaşları kullanıyorum.  Çok zevkli bu dikiş işi. 

5 Mayıs 2012 Cumartesi

eflatun


Her ne kadar teknolojisi kıt olsa da en azından doğru ışıkta doğru rengi yansıtabilen fotoğraf makinem bu kez leylak rengini anlayamadı ve korkarım ki bildiğimiz eflatun rengindeki elbise size mavi görünecek. Vardır bir sebebi ama benim fotoğrafçılık bilgim de fazlasıyla kıt.


Bu ayki Burda dergisinde görmüşsünüzdür, aynı kalıplarla dikilen çocuk elbiselerini. (Elimdeki eski dergilere bakıyorum da, bir zamanlar ne kadar değişik modeller varmış tek bir dergide) İşte bu derginin 148 numaralı modelini diktim. 


Aslında bizim minik yeğenlerin her ikisine de aynı kumaşla biçtim ama büyük olanı diktikten sonra diğeri için biraz beklemeye karar verdim. Bu elbiseyi çok kolay dikeceğimi ummuştum, yanılmışım. Bunda Burda dergisinde bu model için önerilen ince ve sert kumaş yerine çok ince ve yumuşacık bir kumaş kullanmamın etkisi de vardır herhalde. 


Dikerken makinenin de zorlandığını görünce, iç elbise olarak dikmek için hazırladığım müslinle etek kısmına astar geçirip ucuna dantel ekledim.


 Dikecek olan varsa, dergideki açıklamaların benim için yeterli olmadığını söyleyebilirim. Anladığım kadarıyla 145 ve 148 numaralı modelin arkası tamamen açık ve ensede tek düğme ile tutturuluyor. Ben kapalı yaptım.


İyi tatiller, keyifli dikişler dilerim herkese.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...