22 Nisan 2015 Çarşamba

dergiler


Yeni bir dergi keşfettim. Daha doğrusu üç ayda bir çıktığı söylenen ve Simplicity kalıplarını hayata geçiren bu dergiyi fark edeli fazla zaman olmadı.


Görüldüğü gibi daha oturaklı, giyilebilir modeller ve öneriler var dergide. Tabii ki dili Türkçe değil. Ancak açıklamalar, dikiş bilen kişinin rahatlıkla anlayabileceği şekilde, çizimlerle sunuluyor. Gerçi daha hiç kullanmadım ama iyi görünüyor. Sanırım sonraki ilk dikişim bu dergiden olacak.


Not: Simplicity kalıpları çoğunlukla dikiş paylı olarak basılıyor. Bu dergideki kalıpların dikiş paylı olup olmadığını anlayamadım bir türlü. Ölçümlerim, sanki paylı gibi.

Elimdeki üç dergide modeller bunlar:


Ankara'lılar bilir, Konur Sokak ile Yüksel Caddesinin kesiştiği köşede, çoğunlukla hukuk yayını, aynı zamanda dışarıda zengin yerli-yabancı dergi reyonu bulunan Turhan Kitabevi'ni. Dergileri ordan aldım.



11 Nisan 2015 Cumartesi

bebek elbiseleri


İşte şortları ile birlikte son diktiğim bebek elbiseleri...


Ailedeki tüm küçük kızlara dikilecek bu elbiseden, belli oldu. Zaten artık blogumun klasiği oldu bu model.


Ve arkası. Dikiş makinemin ilik açma kısmının uzunca süredir bozuk olmasından dolayı ilikleri tuhafiyede açtırıyorum ve yanlış düğme göstermişim sanıyorum ki ilikler çok küçük açılmış. 


Düşündüğüm düğmenin boyutu iliğe uymayınca farklı bir düğme diktim. Evde ne kadar çok düğme çeşidi olursa olsun, gerektiği zaman hiçbir giysiye uygun düğme bulamıyor ve yine çarşıdan alıyorum. 


Bu elbise de düğme azizliğine uğradı. Ama kumaş kaplı pembe-kırmızı düğmelerimin üç tane değil iki tane olduğunu farkettiğimde. Dolayısıyla elimde bulunan karışık desenli düğmeleri diktim buna da. Hiç belli olmuyor. Aşağıdaki dikilmiş düğmelerin yanında dikmeyi düşündüğüm ama üçüncüsünü bulamadığım düğmeler...


Bu modelin asıl özelliği öndeki üç düğme ile arkadaki çapraz kafes.


Vee en sona sakladığım, deseni süper olmakla beraber, kumaşı hakkında aynı şeyi söyleyemeyeceğim elbise. Kumaş oldukça sentetik ağırlıklı. Her türlü bebek elbisesine ince pamuklu astar yapıyor olsam da bebek giysisi için aslında uygun değil bence.


Düğme sorununu en kolay çözdüğüm bu elbise oldu. Basket topu desenli kırmızı düğmeler elbiseye güzel yakıştı.


Esen kalın....

son aylardan


Sessiz ve kimsesiz kalan blogum birazcık hareketlensin diye birbiriyle pek de alakalı görünmeyen bir sürü fotoğraf yayınlıyorum. Siz bilirsiniz isterseniz bakmayın. Mesela alt fotoğraftaki, aylar önce kızım için diktiğim, İstanbul'a giderken götürmeyi unuttuğum ve hala mankenin üzerinde duran elbise. Kumaşı viskon veya krep gibi bir şey. Nereden aldığımı hatırlamıyorum ama kalıbını bir arkadaşın üzerinde beğendiğim elbiseden çıkardığımı söyleyebilirim. Her iki yanında geniş-boydan üçgen parçalar var ve cepler buradan açılıyor. 


Beğenerek aldığım resimli kumaşı hiç bir şeye uygun bulamayınca çocuk önlüğü diktim. Ailede kız çocuk çok nasılsa... (Aile hala çoğalıyor)  Bu tarz kumaşlarda desenli kısmı etek ucuna getirmek dışında fikri olan varsa seve seve kabul ederim. 


Bu önlüğün bir kaç versiyonunu daha yapmıştım, fotoğraflamayı unutmuşum. En tepedeki yelek ve devamı örgüler de aileye katılan yeni üyelerden (kapı süsleri yaptığım) bir tanesine kardeşimin ördüğü hırka ve yelekler, ki kendisi anneannesi olur tosbiğin.




Durun bitmedi...


 Bir kısmını da toplu alıyoruz.


Birazdan bir post daha, dikis-terapi klasik bebe elbiseleri... Mutlu kalın.

24 Mart 2015 Salı

ses veriyorum


Baykumaş'tan aylar önce aldığım kumaşlar bunlar. (Çok özenli bir şekilde paketlenmiş ve tabii her zamanki gibi bir iki tane de hediye kumaş eklenmiş olarak kapıma gelmişlerdi.)

Niye bunlarla başladım. Farkettiniz tabii, bir kaç aydır buralara uğramıyorum ve blogdaki fotoğrafların pek çoğu silinmiş. Sen kalk, bir gece yattığın yerden, "burda da ne çok fotoğraf varmış" diyerek picasa fotoğraflarını sil ! Eeee uzunca bir süre yaklaşamadım tabii bloga. Zaten yorumlara çok zamandır dönüş yapamıyorum. 

Şimdi yıllık iznimin bir kısmını alıp, İstanbul hazırlıkları yaparken bir yandan da blogu düzeltip eski haline getireyim, sonra da güzel güzel yayın yapmaya devam edeyim diyorum. 

Ben bunları yaparken siz de sıkılmayın diye müzik koyacaktım ki buraya, birden aklıma esti: Bu toprakların yetiştirdiği en büyük ozanlardan biri Aşık Veysel, o yeter dedim: 


Esen kalın...

9 Kasım 2014 Pazar

etek klasikleri


Hafta sonu tatili için Ankara'ya gelen kızım dönüşte 4 etek, 1 elbise, 1 panço ve bir bluzdan oluşan Ankara ganimeti ile valizini doldurdu. Etekler son diktiklerim, diğerlerini yayınlamıştım. Güle güle giysin.


Model seçmeye uğraşmadan elimde bulunan kumaşlardan çan etek ve dar etek kalıpları ile diktim hepsini. Şu alttaki ya saf yün ya da yüksek oranda yün barındırıyor ki ütülerken çok fena yün koktu. Üsteki kaz ayağı desenli kumaş ise yumuşacık, esnek ve kaliteli bir kumaş.




Eskiden çeyiz için seccade işlenirdi, şimdilerde pek kalmadı sanırım. Örgü, nakış derken fena sarmış bunlara. Giderken bir dolu nakışlık keten, nakış ipi v.s. götürdü evden. Bu da o seccadelerden.


Son olarak bir Kastamonu el dokuması, kim bilir kaç yıllık. Ne yapacağını bilememiş kuzenim, ablama vermiş o da denemek için büyükçe bir parçayı bana verdi. 1/2 metre eninde dokunmuş, kalınca bir kumaş. Şu peştemal diye satılan seyrek dokumalar gibi değil.


Sanıyorum %100 pamuk. Ne yapsam diye düşündüm. Çanta, yastık, pamuklu dantel ile parçalar birleştirilerek perde, masa örtüsü, runner v.s.

Bu hafta sonu böylece geçti, Umarım hafta içinde bir şeyler yapabilirim. Kafam proje dolu. Herkese bol güneşli, verimli ve huzurlu bir hafta dilerim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...