13 Eylül 2012 Perşembe

zamanın getirdikleri-1


Baştan söyleyeyim, bundan böyle blogumu yalnızca dikiş serüvenime adamayı bırakıp, bazen kişisel blog olarak da kullanmaya, bazen düşündüklerimi yazmaya, bazen okuduklarımdan, seyrettiklerimden bahsetmeye başlayacağım. Tabii canım istedikçe... Gevezelik edeceğim yani. Bir hukukçudan ne bekliyordunuz? 


Dikkat ettiniz mi bilmem, bir header'ım bile yok. Neden mi? Çünkü, blogum yalnızca dikiş üzerine kurulu olduğu ve arada bir günlük hayattan paylaşmak istediğim gezi postlarımı içerdiği için yalnızca dikişle ilgili bir header olsun ve benim eserim olsun istedim ve halâ yapamadım. Nette çok örnek var oysa ve sadece kendi fotoğraflarımla bile yapabilirdim. Asıl istediğim güzel bir dikiş odasının yağlıboya resmini yapmaktı. Bu zamansızlıkta herhalde böyle kalacak blogum, varsın kalsın...


Ne alaka fotoğraflar demeyin...Bildiğiniz elbise işte... Kendini zaten anlatıyor. Eldeki kumaşlardan, malzemeden, o anda nasıl içimden gelmişse dikilmiş bir elbise... 104 beden, sanırım 4 yaşa göre. Çocuk bedenlerini açıklayan tabloları yayınlamış mıydım? 


Farkettiniz mi? Türk bloglarında öğretici yayınlar ne kadar az. Bir çok blogger (ben de dahil) zaman yetersizliğinden bu tür yayınlar (öğretici-tutorial) yapamıyor. Tam gün bir işte çalışan, evde sürekli bir yardımcısı olmayan, iş stresini bir hobi ile atmaya çalışan kişilerin zaten bu hobiye ayıracak zamanları kısıtlı oluyor haliyle. Oysa kendi adıma söyleyeyim, öğretici / tutorial hazırlayıp yayınlamak da hobinin kendisi kadar keyifli. 


Aaa, bunlar da ne?


Bunlar önümüzdeki günlerde dikmeyi hedeflediğim, hızımı alamayıp 6-7 tane biçtiğim, bir kaç tanesini  de bir yandan dikerken  bir yandan da keyifle resimleyerek öğretici post hazırlamayı hayal ettiğim, minik elbiseler.


Yalnız hepsi de yazlık olacak, kışa giriyoruz, vaktim kalsa da bir iki tane de kışlık dikebilsem. 


Akşamları, iş dönüşü eğer hazırda kesilmiş, biçilmiş bir proje varsa dikiş dikmeye daha kolay konsantre olabiliyorum. Yoksa eğer, yeni bir projeye hafta arası başlamak çok zor.


Herkese bol hobili, bol keyifli günler dilerim.

8 Eylül 2012 Cumartesi

yaz biterken


Artık küçük elbiselere dönmenin zamanı geldi. Bu diktiğim çantadan sonra biraz ara veriyorum. Elbise dikmek daha zevkliydi sanki?!..


Ama ne yazık ki blogumun sağ tarafında bulunan bağlantılara göz atınca yine çanta dikesim geliyor.


Kumaş renkli olmayınca siyah-beyaz fotoğraf gibi oldu sanki. Renk kahve tonları. 


Bir de çocuk çantası var aklımda, onu da arada dikeceğim.

3 Eylül 2012 Pazartesi

orda bir köy var uzakta

ve köy...
kaleyi fethettik
doruktayız
Tatlıca Takım Şelaleleri'nin ilki ve eski bir değirmen
tehlikeli işler peşindeyiz
 birini daha aşmışız. 
 
Sanırım 17-18 şelaleyi tırmanıp geri  döndük. İniş, tırmanıştan daha tehlikeli olduğu için patikayı kullanmayı tercih ettik. 
Bunlar da tatilde yaptığım ve plaj çantası olarak kullanmak üzere büyük yeğenlere verdiğim çantalar. 
Bir de minikler için minik bir messenger. Boyutu yaklaşık 20x20x5 Sap için kumaş yetmedi, aldım dikilecek duruyor.

26 Ağustos 2012 Pazar

yeniden

Merhaba,
Uzun bir ara verince yazmaya, gittikçe zorlaşıyor yazmak. Morkoyun'un dediği gibi. o kadar sessizlikten sonra yazmaya değer bulunmuyor hiç bir şey. Tabii bunda haftalardır kayda değer bir üretim yap(a)mayışımın etkisi büyük. Yukarıdaki gibi bir çok basit torba-çanta diktim ve çoğunu fotoğraflamadım, bir iki düzelttme,  geri dönüşüm falan....


Yıllar önce alıp (hatta 2 tane) hiç giymediğim uzun etekleri kızıma kısa etek olarak dönüştürdüm. Geniş lastik kemer üzerine kumaşı diktim. Kumaşlar birbirine ekliydi zaten. Sadece biraz daraltıp kısaltmış ve lastik eklemiş oldum. Bir de tabii kat ekledim.


İki katlı yapmama rağmen birer etek daha çıkabiliyor kalan kumaştan.


Bayram tatili ve Erfelek-köy gezisi fotoğraflarını Picasa'nın ağırlığı yüzünden ekleyemedim. Fotoğraflarımı küçülttüğüm programı uçurmasaydım keşke...


Ama bu miniklerin fotoğraflarını eklemeden olmaz.


Bir de köyden ...

5 Ağustos 2012 Pazar

kadife elbise


Bir metre kumaştan iki tane küçük elbise çıkardım, hem de büzgülü eteklerle. Çocuk elbiselerinde etek kısmını büzgülü yapacaksam kumaşın enini tamamen eteğe kullanıyorum.. Yani etek genişliği 140-150 cm civarında oluyor. 


Büyük (110-116 beden) elbise için 46 cm, küçüğü (86-92 beden) için 36 cm etek kestim. Askılar için kumaşın kenarından 5 cm genişliğinde şerit çıkardım. Model. daha önce  burada ve burada diktiğim elbiselerin sabit askılısı.


Büyük olan çok uzun göründü gözüme, eteğini 6-7 cm içeri kıvırıp, sutaşı diktim. Küçük olan da kısa gibi geldi, astar ile ek yaparak içeri kıvırdım.


Çapraz çizgi olarak görünen yer fermuar dikili kısım. Cidden de gizli fermuar olmuş.


Her ikisinin de beline incecik biye geçirdim. Ama sadece büyüğe fermuar diktim. Küçük olan düğmeli olacak.


Herkese iyi Pazarlar dilerim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...